30
Nis

CORONA (COVID 19) Salgını Sonrası Ofis Alanlarının Daha Sağlıklı Olması İçin Mimari-Mekanik Dönüşüme Dair Öneriler

Şimdiye kadar hiçbir salgın, veba ya da doğal afet, şehir yaşantısını öldürmedi ya da insanlığın kentsel alanlarda yaşama ve çalışma ihtiyacını yok edemedi. 14. yüzyıldaki kara veba, 1850 Londra kolera salgını veya dünya çapında milyonlarca insanın ölümüne sebep olan 1918 İspanyol gribine rağmen insanlar şehir yaşantısını sürdürmekten vazgeçmediler. Çünkü  inovasyon ve büyümenin motoru olarak hareket eden ekonomik faaliyetler ve insan yoğunluğu metropoller için çok güçlü bir etkiye sahiptir.

Yaşamakta olduğumuz süreçte dünyanın dört bir yanındaki şehir merkezlerini hayalet bir kasabaya dönüştüren Coronavirüs’ten sonrada şehir yaşamı devam edecektir. Bu demek değildir ki Corona sonrası hayat kaldığı yerden aynı şekilde devam edecektir. Corona salgını sırasında oluşturduğumuz bazı yeni alışkanlıklarımız ile yola devam edeceğimiz gibi yeni alışkanlıklarımızı da yaşamımıza ekleyeceğiz.

Bu türbülansın sonunda ofis ve çalışma alanlarında da değişimin hızlanacağını düşünüyoruz.

Şirketlerin, personelleri için daha sağlıklı ofis ortamları hazırlayabilmeleri doğrultusunda yapabilecekleri değişiklikler ve alabilecekleri önlemleri kısaca sıralamaya çalışalım:

Öncelikle Virüsün yayılma şeklinin %95 ten fazlasını oluşturan temas ve hava yolu ile bulaşma dikkate alınarak ofislerin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.

1.OFİS KAPILARINI OTOMATİK KAPIYA DÖNÜŞTÜREBİLİRSİNİZ

Ofise giriş kapıları dahil olmak üzere mekanlar arası kapıların hatta WC kapıları dahil kapıların otomatik kapılara dönüştürülmeleri temas yüzeylerinin azaltılması anlamında öneme sahiptirler. Bu anlam da kapılar mekan özelliklerine göre fotoselli, yüz okumalı vb. temassız açılacak şekilde düzenlenebilirler.

2. OFİSTEKİ KİŞİ YOĞUNLUĞUNU BİR SÜRE AZALTABİLİRSİNİZ

Günümüzde Ofis alanlarının %70’i açık ofis alanlarına sahiptir. Bu açık ofis alanlarında sosyal mesafe uzaklığı olan 4-6 metre olan mesafeyi sağlamak bir anda mümkün olmayabilir. Bu durumda şirkete geri dönüş sürecinde, şirket çalışanlarından bir kısmının bir süre daha (evden çalışabilecek olanları) ofise çağırmadan önce evden çalışmaları sağlanabilir. Kademeli olarak personelin ofise gelmesi sağlanabileceği gibi, personel ekiplere ayrılarak haftanın 2-3 günü bir ekip ofiste iken diğer ekip evde çalışabilir ve haftanın diğer günlerinde evde çalışanlar ofise geçerken, diğer ekip evde çalışmaya geçebilirler.

3. AÇIK OFİS ALANLARININ YENİDEN DÖNÜŞÜMÜ SAĞLANABİLİR

Açık ofis yerleşiminin, bu virüsün gündeme getirdiği çalışanların konforunu ve güvenliğini sağlamayı başaracağı pek olası gözükmemektedir. Açık ofis konseptini tamamen terk etmek yerine, farklı senaryolar için farklı çözümler üretilebilinir:

A) 1940 lardaki hücre tipi çalışma alanları yerine, ferahlık hissini korurken hapşırma veya öksürme yoluyla yayılan virüslere karşı daha fazla koruma sağlayabilen çalışanlar arasında bölümler yerleştirilebilir. Aşağıdaki resimde gözüktüğü üzere, opak paneller üzerine belirli bir yüksekliğe kadar Şeffaf malzeme ile kalkan oluşturulmalıdır.

B) Ofiste çalışanlar için 4-6 metre olan sosyal mesafe kuralına göre oturma düzenleri ayarlanarak çalışmaları sağlanmalıdır. Bu anlamda çin ve birçok ülkede çalışmada bulunan bir ticari gayrimenkul  firmasının kendi ofisinde denemeye başladığı oturma düzeni dikkate değer. Zemin de farklı renk malzeme uygulayarak sağladığı uyarıcılar ile sosyal mesafeyi korumayı sağlamaktadır

C) Corona virüs bakımından risk grubu içerisinde yer alan personelin ( 40 yaş üzeri, Astım vb. hastalığı olanların) açık ofisten bölünen ofis cam bölme sitemleri ile ayrılmış ayrı odalarda çalışmaları sağlanabilir.

4) BİLGİLENDİRME, HATIRLATMA ve TALİMATLAR HAZIRLANABİLİR

Yoğun bir iş gününde virüs için alınan önlemlerin akıldan çıkması ile insanların doğal olarak COVİD-19 öncesi eski alışkanlıklarına kolayca dönmesi mümkündür. Bunun için;

  • Özellikle ıslak hacim ve mutfak alanlarında hijyen önlemleri ile ilgili hatırlatıcı ve bilgilendirici pano ve tabelalar asılabilir.
  • Ofis içinde çok dokunulan ve kullanılan yüzeylerin yakınında hatırlatıcı panolar asılabilir.
  • Ofis mekanı içinde görünür alanlara herkesin okuyabileceği bilgilendirme yazıları yazılabilir.

5.TOPLANTI ODALARININ MEVCUT KAPASİTELERİ AZALTILABİLİNİR

Ofiste yer alan mevcut toplantı odalarının ve konferans salonlarının kapasiteleri yine sosyal mesafe kuralına uyularak ayarlanmalıdır. Örneğin 8 kişilik mevcut toplantı odası var ise bu alanda maksiumum 3-4 kişilik toplantılar yapılmalıdır.

6. ORTAK KULLANIM ALANLARININ DÖNÜŞTÜRÜLMESİ SAĞLANMALI

Ofis ortamında yer alan mutfak, kafe alanı gibi ortak kullanım alanlarının m2 lerinin azaltılması, özellikle kafe oturma alanı için; azaltılmış duruma görede oturma gruplarının sayısının sosyal mesafe dolayısı ile tekrar azaltılması sağlanmalıdır. Böylece buradaki m2 kazancı ile açık ofisteki personel yoğunluğunu da azaltmış oluruz.

7. GÖRÜŞME KABİNLERİNİN ÇALIŞMA ALANLARINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ YADA SIFIRDAN YAPILMASI SAĞLANABİLİR

Eğer ofiste konuşma kabinleri mevcut ise, bu alanları personelin bireysel kullanımına verilmesi sağlanabileceği gibi bu alanlardan yoksa bile açık ofis alanında bu tarz özel odalar oluşturularak çalışma alanları sağlanabilir.

8. ONLINE OLARAK UZAKTAN İLETİŞİM VE TOPLANTI YAPILMASI İÇİN ALTYAPI OLUŞTURULABİLİNİR

Ofis çalışanlarının ofis içi ve ofis dışı iletişimini sağlayacak zoom, skype business vb. online toplantı programları için gerekli altyapılar hazırlanmalıdır. Bu durum personelin kendini güvende hissetmesini sağlayacağı gibi verimli çalışmasını da sağlayacaktır.

9. HİJYEN EKİPMANLARININ VE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TALİMATLARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKEBİLİR

Virüsün temas yoluyla bulaşıcılığının çok yüksek olmasından dolayı olabildiğince çalışanların yüzeyler ile temaslarının azaltılması gerekmektedir. Bu doğrultuda, ofis tuvaletlerinde kullanılan musluk, sıvı sabunluk, kağıt havluluk, çöp kutusu, klozet örtüsü gibi dokunarak kullanılan tüm ekipmanların mümkünse tümünün fotoselli ( temassız) ekipmanlar ile değiştirilmesi gerekmektedir.

İlave olarak ofislerdeki kapıların kapı kolu, fotokopi makinası, telefon, kahve ve çay makinası, kart okuyucu gibi yoğun temas halindeki yüzeylerin düzenli olarak dezenfekte edilmesi, virüsün tekrar yayılımını azaltacaktır. Ayrıca resepsiyon, lobi, konferans – eğitim salonu gibi ortak kullanım alanlarında, en az %60-95 alkol içeren el dezenfektanlarının bulundurulması tavsiye edilmektedir.

Bu önlemler sadece ofise dönüş süreci için değil; kalıcı olarak hijyen koşullarının, İş sağlığı ve Güvenliği talimatlarının geliştirilerek çalışma alanlarının daha sağlıklı olmasına da katkı sağlayacaktır.

10. HAVALANDIRMA (HVAC) ve FİLİTRE SİSTEMLERİNİN KONTROL EDİLMESİ GEREKEBİLİR

SARS-CoV-2 ile havada asılı kalma yolu -damlacık çekirdeği parçacıklarına maruz kalma yoluyla bulaşma- şu anda Dünya Sağlık Örgütü tarafından, hastane prosedürleri için ve dolaylı olarak havalandırmanın artırılması kılavuzluğunda kabul edilmektedir. Ofis ortamları içinde virüsün havada damlacıklar halinde asılı kalması düşünüldüğünde mekanın havalandırılarak virüsün askıda kalma olayının kontrol edilebilir olması sağlanmalıdır. Aşağıdaki resimde dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün hazırladığı virüsün yayılması ile ilgili görsel yer almaktadır.

Havalandırma sistemlerinin olmadığı ev, okul gibi mekanlarda pencere açılarak doğal havalandırma sağlanmalıdır.

yüksek katlı ofis binalarında pencere açarak doğal havalandırma yapma imkanı bulunmamaktadır yada çok sınırlıdır. Bu mekanlarda solunan hava, klima santralleri ve havalandırma cihazları aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu sebeple kullanılan cihazların filtrelerinin temizlenmesi, ilave antibakteriyel filtre sistemlerinin entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır. Birçok ofiste dışarıdan alınan taze hava miktarı belli bir miktarda olup, içeride ki hava emilerek tekrar şartlandırıldıktan sonra tekrar iç mekana verilemkteydi. Şimdi  İçeriden emilen havanın dışarı egzos işlemi yapılıp, dışarıdan da %100 taze havanın alınması sağlanmalıdır. Ayrıca ortama sağlanan havanın kalitesini ve bakteri – mikrop ölçümlerini yapabilen otomasyon sistemlerin kurulması oldukça önem arz etmektedir. Bu doğrultuda ofis çalışanlarını bilgilendiren ekranlar aracılığı ile bu bilgi paylaşımının izlenebilir olması, önemli ölçüde hijyenik bir ortam yaratarak, çalışanlardaki güven ve sağlıklı bir ortamda çalışma hissiyatını kuvvetlendirecektir.

11. KOLAY TEMİZLENEBİLİR MOBİLYA VE MALZEMELER TERCİH EDİLMELİ

Virüs sonrası süreçte ofislerimizdeki mobilya ve yüzeyleri tekrar gözden geçirmek faydalı olacaktır.

  • Depolama ve tasarım elemanlarının iç köşeleri, patojenlerin toplanacağı yerleri, temizlik için ulaşılamayan alanları olmadan tasarlanıp üretilmelidir.
  • Sert ve antibakteriyel zeminler kir, küf ve bakterileri barındırabilen zeminlerin(ör:antibakteriyel olmaya endüstriyel halıların) yerini alabilir.
  • Hijyenik, anti-bakteriyel ve anti-alerjik sertifikaları olan ürün gruplarının tercih edilmesi daha steril bir ortam oluşturulmasına yardımcı olur.

12. ALINABİLECEK İLAVE ÖNLEMLER

Büyük ofisler, sanayi kuruluşları, fabrikalar ve Ofis binalarının girişlerinde termal kamera ile personel ve ziyaretçi girişleri incelenebileceği gibi ateş ölçme işlemlerini yapılarak önlemler alınabilir. Ofis mekanları içerisinde kullanılan kumaş, zemin ve duvar kağıdı yada boyalar anti bakteriyel özellikli olanlar ile değiştirilebilinir. Ofise ziyarete gelen kişilerin özel bir bekleme yada görüşme odasına alınması sağlanabilir.

Bu tarz önlemler artırılabileceği gibi ileride oluşabilecek durumlara göre yeni tedbirler ilave edilebilecektir.

13. YENİ BİLGİLERE KARŞI AÇIK OLUNUP, YENİ ALIŞKANLIKLARA VE DÜZENLERE UYUMLU OLUNMALI

İçerisinden geçtiğimiz olağanüstü süreçte salgından korunmada edinilen bilgi ve deneyimlere farklı alışkanlıklar sahibi olabiliyoruz. Örneğin el sıkışma gibi selamlama yöntemlerini baya bir süre rafa kaldıracağımız görülmektedir. Ayrıca evde çalışmanın getirdiği bazı alışkanlıkları çalışanlar ofis ortamında da devam ettirme isteğinde olabilirler. İletişim yöntemleri, davranış biçimleri bile değişebilecektir. Bu durm insan kaynakları departmanının ve ekip yöneticilerinin dikkat etmesi gereken noktalar arasında yer alacaktır.

Corona pandemisini halen yaşamakta olduğumuz bir dönemde olduğumuzdan salgın sonrasının nasıl olacağını öngörmek oldukça zor. Ancak önümüzdeki sürecin birçok şeyi değiştirceği kesin olmak ile birlikte ofise alanlarında da yeni değişiklilerin olacağı gözükmektedir. Şuan için kollektif çalışma ortamının halen büyük bir önem arz ettiğinin farkındayız. Uzun vadede ne gibi değişiklikler ve ihtiyaçların çıkacağını birlikte göreceğiz.

Süreç boyunca özverili çalışan başta sağlık personeli olmak üzere tüm kamu çalışnalarına teşekkürü borç biliriz.